Parası olan hayatta kalıyor

215 Gösterim 28 Ekim 2019 1:14

Prof. Dr. Alper Karaoğlan sağlık sektöründeki gidişatın bir hekim olarak onu bile endişelendirdiğinin altını çizdi ve şunları söyledi:

Sultan II. Mahmud’un 14 Mart 1827 yılında Tıbhane-i Âmire adıyla kurduğu modern tıp fakültesinden bu yana tıp eğitimindeki gelenekler yerleşmiş ve sürdürüle gelmiştir. Aynı silahlı kuvvetlerdeki rütbeler gibi bir klinikte de kıdemler vardı. Artık yaşça epey ilerlemiş hocalar bile el üstünde tutulur, kliniğin hafızasını taze tutardı. Hekimler para düşkünü insanlar değillerdir ancak ihtisasla birlikte en az 10 senelik bir tıp eğitiminden sonra zorlu akademik çalışmalar yapmaya devam etmiş ve profesörlük mertebesine ulaşmış bir insanın artık para ile ilgili herhangi bir sıkıntı yaşamaması gerekiyordu. O zamanlar çok söyledik. Türkiye’de kaç tane profesör var ki? Tamam muayenehanelere izin vermeyeceksiniz bu anlaşılabilir, ancak az sayıdaki bu fakültelerin bilgi ve hafıza depolarının hak ettikleri ölçüde ücret almalarını sağlayın. Maalesef öyle olmadı ve branşında çok iyi olan bu akademisyenler özel sağlık kuruluşlarına geçmeye başladılar. Tıp eğitimindeki gelenekler sekteye uğradı. Hekimlerin, yeni akademisyenlerin kalitesinde düşüşler meydana geldi.

PARASI OLAN HAYATTA KALIYOR

Eski ve köklü fakültelerin mevcut yerleşkelerinde en ufak bir yenileme, geliştirme bile yapılmadığını belirten Karaoğlan:

“Tam 25 yıl önce mezun olduğum fakülteye geçenlerde uğradım ve gördüğüm manzara beni dehşete düşürdü. Duvardaki boya bile 25 sene öncesine ait. Mekanın yetersizliğinin üzerine ciddi operasyonlarda gereken malzemeler ve tetkik cihazlarının tedariğinde de zorluklar başladı. Kaldı ki bu ekipmanları kullanabilecek uzman kadrolar da pek kalmadı. Eskiden ciddi bir hastalık için üniversite hastanelerine gönlü rahat giden hastalar şu anda kendilerini tedavi edecek yeterlilikte doktoru bulana kadar hastane hastane geziyorlar. Genelde de çok ciddi paralar vererek sağlıklarına kavuşuyorlar. Çünkü artık devlet hastanelerinde eski uzman hocalar olmadığı gibi kalan hekimler de büyük saatler süren operasyonları yapmaktan kaçınıyorlar. Bunun nedeni hekimlerin döner sermaye tavan puanını zaten yüzlerce hasta bakarak doldurabiliyor olması. Bu yüzden de kimse risk almak istemiyor. Çünkü zaten alacağı ücret hemen hemen aynı.”

Şu an sadece muayenehanesinde ve özel hastanelerde bilgi birikimini paylaşamayan yüzlerce profesör unvanlı hekimin olduğunu belirten Karaoğlan “Bu boşalan akademik kadrolara küstürülen akademisyenlerin tek tek ikna edilerek geri getirilmesi gerekir. Vakıf Üniversiteleri de aslen kamu üniversiteleridir. Vakıf üniversitesi tıp fakültesi hastaneleri ise vakıf kelimesinin gereğini yerine getirerek fahiş fiyatlara son vermelidir” diyor.

Dileriz kimse sağlıkla sınanmasın. Hele sistemin sağlıksızlığıyla asla…

SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞ :

YORUM YAP

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

izmir escort escort izmir türk porno antalya escort izmir escort bayan istanbul jigolo bursa escortları pornoxlx.com escort denizli escort bayan bursa bursa escort gaziantep escort bayanlar escort bayan alsancak escort izmir escort travesti izmir
sinop güvenlik sinop güvenlik kamera sinop şömine sinop samsun şömine