30 Ekim 14.56’da telefonum çaldı!
Arayan arkadaşımdı.
Deprem olduğunu ve çok korktuklarını,
Evden kendilerini dışarıya nasıl atacaklarını,
Bilemediklerini söyledi.
İyilerdi, fakat ardından ne olacağını bilemiyorlardı.
Daha sonra başka bir arkadaşım video attı.
Ürperdim, kanım dondu.
Videoyu izledikten sonra empati kurdum.
O yıkılan, yerle bir olan binaların içerisinde
Ben de olabilirdim.
Benim ailem, yakınlarım, sevdiklerim de olabilirdi…
Her ne olursa olsun,
Kan bağım, yakınlığım olmasına gerek yoktu.
Can’dı neticede…
Ben bu satırları kaleme alır iken,
İzmir’de 53 kişi hayatını kaybetti.
886 kişi de yaralı olarak,
Molozların arasından çıkartıldı.
Zaman zaman binaların altında kalanların,
Yakınları ve kurtarma ekipleri derin sessizliğe büründü.
Bir adım dahi atmadılar.
“Bir yerden bir ses duyalım yeter ki”!
Diyerek umutla beklediler.
Kurtarılmayı bekleyen bir soluğu…
Deprem öldürmez!
Çimentosu, demiri eksik kullanılmış,
Binalar öldürür.
Sırf birileri daha fazla kar elde etsin diye,
Yüzlerce, binlerce canlı hayatını kaybeder.
O korkunç faciaya maruz kalır.
Sırf birilerinin cüzdanları kabarsın diye!
Depremler fay hattı üzerindeki ülkeler için,
En az yağmurlar kadar doğanın bir gerçeğidir.
Örneğin Japonya,
Etrafını çevreleyen ateş çemberi faylarından dolayı,
Bu doğa olayını en sık ve en büyük
Yaşayan ülkelerin başında geliyor.
Japonya devletinin büyük girişimleri,
Düzenlemiş olduğu katı kurallardan dolayı,
İnşa edilmiş olan binalar,
6 ve üzeri depremlerde,
Yaralanmalar ve ölümler,
Yok denecek kadar az.
Japonya’da 2011 yılında 9.0 şiddetindeki depremde,
Devasa gökdelenlerin beşik gibi sallandığı halde,
Sapasağlam durduğunu da izledik.
Hayranlıkla…
Adamlar alay edercesine binalarını,
Depremden çatlamış gibi yapıyorlar.
Sinop’ta araştırmalarıma göre,
70’li 80’li yıllarda yapılan binaların,
Deniz kumu ile yapıldığı bilgisine ulaştım.
Hala bu binaların kullanılıyor oluşu,
Allah korusun olası bir depremde,
Ne gibi facialara yol açar?
Düşünmek bile istemiyorum.
Fakat düşünülmesi gerekli!
Sonrası ise ne olur biliyor musunuz?
Ah ah,vah vah!
Bile bile lades değil de ne ki?
Japonya’da olduğu gibi;
Binaları yapan müteahhitlerin ve mühendislerin,
Yapılan binaların 100 yıl boyunca ,
Herhangi bir depremde çökmeyeceğinin,
Garantisinin verilmesi gerekli kılınmalı.
Ayrıca binaların inşasından itibaren,
10-20 yıl boyunca herhangi bir hasarın,
Oluşmamasının da garantisi verilmeli.
Bu konu ihmale alınacak bir tartışmaya,
Kapalı olmalı.
Binaların yapı denetimlerinin,
Çok iyi yapılması gerekli.
Kontrollü yapılaşma ve sıkı denetim,
İlave olarak katı kurallar,
Deprem riskini göz önünde bulundurarak,
Çok önemli bir husustur.
Yıl 2020 hala bu konuda eksiğiz!
İhtimaller ve ihmaller,
Göz ardı edilmekten çıkılmalı.
Kimin nerede, ne zaman
Bir göçüğün altında kalacağını bilemeyiz.
Biraz empati,sağduyu ve gereklilikleri,
Göz önünde bulundururlar ise
Böyle felaketlerin önüne geçmeyi başarabiliriz.
SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞ :

YORUM YAP

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir




izmir escort escort izmir türk porno antalya escort izmir escort bayan istanbul jigolo bursa escort porno izle mobil porno takipçi satışı metin2 editli pvp serverler instagram spam atma escort denizli escort bayan bursa bursa escort gaziantep escort bayanlar escort bayan alsancak escort izmir escort travesti izmir
sinop güvenlik sinop güvenlik kamera sinop şömine sinop samsun şömine