Ne günlerdi o günler…
Ekmeğin file ile taşındığı,
Soğutmanın buz ile yapıldığı,
Kaldırımların toz çıkartmadığı şehirdik!

Siyah beyaz’dı hayat!
Neriman Köksal, Ayhan Işık ve
Muzaffer Tema’lı yazlık sinemalarında
Gizli aşkların yaşandığı bir memleketti…
Ay düşmeden biz düşerdik sokaklarına…
Pupa yelken olurduk
Arnavut kaldırımlarında…
Özgür çocukların şehri idik yani

Ayşe teyze geçerken,
Top oynamayı kesip,
“ Aman bir şey olmasın “diye
Gözümüz gibi koruduğumuz,
Saygı günleriydi o yıllar!

Komşumuz aç iken asla tok yatmazdık…
Sabriye abla iyileşmeden
Hasta bakıcı olur,
Eve dönmezdi Annem…
Herkes birbirine kefildi mahallede
Senet ne giremezdi…
Öylesine güzel…
Böylesine sağlam ilişkilerle
Memleket gibi memleketti Türkiye…

Elazığlı polis…
Vanlı hemşiremiz…
Urfalı öğretmenimiz…
Diyarbakırlı doktorumuz…
Mardinli savcımız…
Adıyamanlı müdürümüz…
Hakkârili komutanımız…
Anlayacağınız,
Doğulu idi bütün komşularımız…

Ne kin vardı aramızda,
Ne de kavgamız…
Oğlumuz oğulları,
Kızları kızımızdı…
Şimdi ne oldu da
Çıktık o ‘zaman Tüneli’nden acaba?
Kötü komşular edindik de…
Nifak tohumları mı ektiler aramıza?

Şimdi iki düşman kardeşiz!
Aynı topraklar üzerinde açan
İki ayrı renkte çiçekleriz!
Tutsak birbirimizi,
Bir kaşık su da boğacak kadar öfkeliyiz…
Ne oldu birden bire böyle?
“Barış “idi çocuklarımızın adları…
Şimdi ise “Savaş” koyuyorlar isimlerini…
Biri puştluk yaptı da bize!
O kim işte?
Onu göremiyor ülke !

SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞ :

YORUM YAP

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir